Mozart'a Yolculuk 1 Bir Rondo Alla Turco Macerası Almanya Avusturya Slovakya
Öngün…
Bir Rondo Alla Turco Macerası
Bir falçatayla sığırdım uzun zamandır üzerime yapışmış olan ölü gömleğimi. Sonunda kabıma sığmadım ve bentimi kırdım. Ruhum patlayan baraj kapaklarından sonra coşkuyla akan su kadar özgür ve her bir hücrem bu coşkulu su kadar heyecanlı ve yaşam dolu…Sokak lambasının ışığı altında dans eden böceklerle dans edesim var. Daha da ötesi aya kadar tırmanmak ve okyanusun kalbine balıklama dalmak, mavi kokmak ve mavi olmak istiyorum. Çürüttüğünüz bu dünyada yaşamak ağır geliyor. Kaprisleriniz, hırslarınız, içten pazarlıklarınız, samimiyetsizliğiniz dünyayı yaşanmaz hale getiriyor. Siz kendi çöplüğünüzde çürüyün. Ben sizinle aynı çöplükte çürümeyeceğim.
Yeni bir bisiklet aldım ve ilk yolculuğuma yarın sabah sizler sıcacık yataklarınızda uyurken çıkıyorum. Almanya'nın Passau kentinden Avusturya'nın Viyana şehrine ve oradan Slovakya'nın Brastislava şehrine doğru uzanan bir yolculuk. Orman, dağ, tepe, gök, çayır, ırmak, yağmur ve börtü böcek beni çağırıyor. Daha da önemlisi Mozart'ınn Türkler icin besteledigi Rondo Alla Turco beni bekliyor. Klasik müzik, Mozart pedallarımın altında. Sen klasik müzük dinler misin kuzum!
Bu bir haftalık yolculuğumda hayatımda ne Erdogan'ın yalanları, ne Gülen'in sahte gözyasları, ne Pkk, ne şehit, ne Suriye, Abd, Israil, ne rant, ne kan, ne ırkçılık nede din olacak. Kendi içselliğime yapacağım bir yolculuk bu. Kirletilmiş , kirletemediğiniz dünyanın kirinden uzak. Bir düş ruhlanıyor ete kemiğe dönüşüyor. Kendimi antik bir tiyatroda devleşen bir tiyatrocu gibi hissediyorum. Sahne benim ve herşeye ben hükmediyorum. Anlaşılmazlığınızın içindeki anlaşılmışlığım ben. Yani içinizde büyümesine izin vermediğiniz, sesine kulak vermek istemediğiniz çocuğum ben. Bakalım farkına varabillecek misin?
Ve diyorum ki; bu cağda hala dini ve ırkçılığı siyasete alet ederek halkları birbirine düşman eden siyasetcileri, barış ve demokrasi yalanlarıyla ortadoğuda huzuru bozan, ortalığı kan gölüne çeviren, ve dünyanın en güzel canlılarını yani çocuklarımızın katili ABD, Israil ve beraberindeki yalaka emperyalist devletleri, eline aldığı silahlarla kendini bir bok sanan ve bu silahları masumları öldürmek icin kullanan beyinsiz ve cesaretsiz adamları daha dogrusu piyonları kuklaları kınıyorum. Gücünüz bu dünyayı bozmaya yetmeyecek.
Yolcu yolunda … Mozart beni cağırıyor
24 Ağustos 2010 heidelberg
Bir Rondo Alla Turco Macerası
Bir falçatayla sığırdım uzun zamandır üzerime yapışmış olan ölü gömleğimi. Sonunda kabıma sığmadım ve bentimi kırdım. Ruhum patlayan baraj kapaklarından sonra coşkuyla akan su kadar özgür ve her bir hücrem bu coşkulu su kadar heyecanlı ve yaşam dolu…Sokak lambasının ışığı altında dans eden böceklerle dans edesim var. Daha da ötesi aya kadar tırmanmak ve okyanusun kalbine balıklama dalmak, mavi kokmak ve mavi olmak istiyorum. Çürüttüğünüz bu dünyada yaşamak ağır geliyor. Kaprisleriniz, hırslarınız, içten pazarlıklarınız, samimiyetsizliğiniz dünyayı yaşanmaz hale getiriyor. Siz kendi çöplüğünüzde çürüyün. Ben sizinle aynı çöplükte çürümeyeceğim.
Yeni bir bisiklet aldım ve ilk yolculuğuma yarın sabah sizler sıcacık yataklarınızda uyurken çıkıyorum. Almanya'nın Passau kentinden Avusturya'nın Viyana şehrine ve oradan Slovakya'nın Brastislava şehrine doğru uzanan bir yolculuk. Orman, dağ, tepe, gök, çayır, ırmak, yağmur ve börtü böcek beni çağırıyor. Daha da önemlisi Mozart'ınn Türkler icin besteledigi Rondo Alla Turco beni bekliyor. Klasik müzik, Mozart pedallarımın altında. Sen klasik müzük dinler misin kuzum!
Bu bir haftalık yolculuğumda hayatımda ne Erdogan'ın yalanları, ne Gülen'in sahte gözyasları, ne Pkk, ne şehit, ne Suriye, Abd, Israil, ne rant, ne kan, ne ırkçılık nede din olacak. Kendi içselliğime yapacağım bir yolculuk bu. Kirletilmiş , kirletemediğiniz dünyanın kirinden uzak. Bir düş ruhlanıyor ete kemiğe dönüşüyor. Kendimi antik bir tiyatroda devleşen bir tiyatrocu gibi hissediyorum. Sahne benim ve herşeye ben hükmediyorum. Anlaşılmazlığınızın içindeki anlaşılmışlığım ben. Yani içinizde büyümesine izin vermediğiniz, sesine kulak vermek istemediğiniz çocuğum ben. Bakalım farkına varabillecek misin?
Ve diyorum ki; bu cağda hala dini ve ırkçılığı siyasete alet ederek halkları birbirine düşman eden siyasetcileri, barış ve demokrasi yalanlarıyla ortadoğuda huzuru bozan, ortalığı kan gölüne çeviren, ve dünyanın en güzel canlılarını yani çocuklarımızın katili ABD, Israil ve beraberindeki yalaka emperyalist devletleri, eline aldığı silahlarla kendini bir bok sanan ve bu silahları masumları öldürmek icin kullanan beyinsiz ve cesaretsiz adamları daha dogrusu piyonları kuklaları kınıyorum. Gücünüz bu dünyayı bozmaya yetmeyecek.
Yolcu yolunda … Mozart beni cağırıyor
24 Ağustos 2010 heidelberg
Yorumlar
Yorum Gönder